Kalite!!!
İnsanın gururunu okşayan insanlar iyi hoş ama hatalarını görmesini sağlayan ve daha iyi olmaya itenler daha kalıcı oluyorlar...
İnsanın gururunu okşayan insanlar iyi hoş ama hatalarını görmesini sağlayan ve daha iyi olmaya itenler daha kalıcı oluyorlar...
Dünyadaki kısa maddi varlığımız süresince bizi aslında en çok etkileyen olgu adalettir. Hakkımızın yendiğini düşündüğümüzde yaşadıklarımızdan bahsetmiyorum sadece, mutlu olup olmamamız çoğumuz için adalet olgusuna bağlıdır. Dünyanın adil bir yer olduğuna inanırsak mutlu olabiliyoruz, olmadığının farkına vardığımız an mutsuzluk başlıyor. O an ne zaman? Eğitim yılları bitip iş dünyasına atıldıktan en fazla birkaç sene içinde… Biz dünyalılar her şeyden çok adaleti istiyoruz. Gençler, iyiler ölmesin istiyoruz, dünyadaki yiyecekler herkese dağılsın bazıları sarayda yaşarken bazıları açlıktan ölmesin istiyoruz. Çalıştığımız yerde yaptığımız işin karşılığını almak istiyoruz. Dünyada çalışan herkes yaptığının karşılığını alsın istiyoruz; fazlasını değil… İlişkilerimizde dürüstlük istiyoruz, aldatılmamak, adil bir ilişkinin içerisinde olmak istiyoruz. Farklı renk, kültür, cinsiyet ve yaşam tarzları adil şekilde yaşayabilsin ayrım yapılmasın istiyoruz. Adalet öyle elzem ki ruhumuza hakkımızı savunmamızı gerektiren bir suçlama ile karşılaştığımızda bir miktar haksız olabilmeyi aslında tercih ediyoruz. Eğer biz haksızsak bizi şikayet eden hakkımızı yemiş olmuyor ve asla sahip olamayacağımız bir adaletin peşinden koşmak durumunda kalmıyoruz. Adalet bu dünyada en çok özlemini duyduğumuz ve asla sahip olamayacağımız yegane şey…
İnsan sosyallikle besleniyor beslenmesine fakat kişinin beraber en iyi vakit geçirdiği kişi yine kendisi olunca sosyalleşmek zorlaşıyor.
Ey ebeveynler, “ne münasebet” dediğinizi duyar gibi oluyorum, duymazdan geliyorum. Çocuklarınızı oldukları gibi kabul edin. Onların ne olacağı sizin onları ne yaptığınız değildir. Siz olumlu veya olumsuz katkıda bulunursunuz anca. Kardeşleri birbiri ile rekabet ettirmeyin. Birbirlerini kıskanmalarına neden olmayın. Olumlu veya olumsuz örnek göstermeyin. Sadece farklılıkların zenginlik olduğunu vurgulayın.
Çocuklar büyüdükçe başkalaşır, bize dönmeye başlar. Daha temkinli, daha plancı daha korkak hale gelir…
Eğer bir insan kolay affediyorsa ya gerçekten unutmayı başarıyordur ya da umursamazdır, ikisi de kolay değil…
“….. dediğin şöyle olur” demeyin. Herkes kendi gibi olsun, olması gerekiyor dediğin gibi değil.
Bazen hayat bizi öyle geriyor, öyle formata sokuyor ki durup gülleri koklamayı unutmayı bırakın aklımıza gelmiyor. Bazen durup kendi yolumuzdan çekilmeliyiz; ancak o zaman keyifli zamanlar geçiririz.
Herkes kendin gibi zannetmek aşırı empati mi yoksa empati yokluğu mudur?
İnsanoğlu bencildir kendi acısına odaklandığı zamanlarda acı veren kişinin tepkisizliğini sevgisizlik ile açıklarken onu da korktuğunu duyguları olduğunu unutabilir.
Teslim olduysan hesap sormayacaksın, ne kendine ne de başkasına...