Yazılar

Evren

Önüme bir kitap sayfasından çekilmiş ve altı çizilmiş ingilizce bir paragraf geldi. Yazarı kim bilmiyorum o yüzden hakkını veremeyeceğim ama bana ait olmadığını söylemem yeterli olacaktır. Daha önceleri içinde büyüdüğüm kapalı fanustan çıkıp bunu anlayamazdım ama bu aralar kadın erkek hormonları ve beyinlerinin çalışma şekli ile ilgili olan bilimsel veriler sorularıma daha doyurucu cevaplar veriyor daha açık görüşlü olabilmeme neden oluyor.


Evlilik aşkı öldürüyor mu?

Evlilik neden bu kadar zor? İkili ilişkilerin zorluğuna eklenen rahatlık hissi ve kaybetme korkusunun olmaması durumu iyice karışık hale getiriyor. Kadınlar ve erkeklerin birbirinden bilimsel olarak kanıtlanan farklılıkları da cabası… Bana kalırsa bu farklılıkları yanlış kullanıyoruz, bir arada çok güçlü olabilecekken bir arada birbirimizi zayıflatmaya çalışıyoruz… 
Biraz hormonal boyutunu anlamaya çalışalım işin; Östrojen: yani kadınlarda ağırlıklı olarak bulunan hormonun bundan 100 yıl önce duygu-durum ile ve psikiatrik hastalıklarla ilişkisi araştırılmaya başlanmış. Bir ay boyunca yüksek dalgalanmalar gösteren hormon kadınlarda da değişken duygu durumlarına neden olabiliyor. Fazlalığı mutluluk verirken, mutluluk hormonlarını salgılattırıp stres hormonlarını azaltırken dalgalanmaları ciddi değişimlere neden olabiliyor. Beynin duygusal değerlendirme yapan bölümü çeşitli dönemlerde aşırı şekilde uyarılır. Değişken davranışlar, duygu kodlaması ve yüz ifadelerinin tekrarlayıcı tanınması gibi işlevler görür beyinde. Östrojen duygusal uyarılmayı etkileyebilir ve duygusal durumların yoğunluğunu aşırı miktarda arttırılabilir. Yine bu hormondaki dalgalanmalar düşünmeden karar vermeye neden olabiliyor… düşünme ve algı yetilerini dönem dönem etkileyebiliyor… ve bu nedenle her ayın her gününde sırf bu hormon ve onlarcası daha birleşip kadının duygu durumunu, öz güvenini ve başkaları ile iletişimini değişkenleştirebiliyor... Östrojen ve beyin üzerindeki etkileri henüz karanlıkta olan bir konu ve çok fazla bilinmeyen ile karşı karşıyayız. Fakat bilinenler bile durumun ne kadar karışık!!! ve imkansız olduğunu göstermektedir. Ne mi imkansız?? Farklı çalışan bir beyni anlamaya çalışmak…

Kalite!!!

İnsanın gururunu okşayan insanlar iyi hoş ama hatalarını görmesini sağlayan ve daha iyi olmaya itenler daha kalıcı oluyorlar...


Alayınıza

Başlığından anlaşıldığı gibi bu öfkeli bir yazı. Neden olmasın? Ben de insanmışım, öyle diyorlar. Benim de sinirlenmeye, ön yargılı olmaya, anlayışsız olmaya, empati yapmadan sadece öfkelenmeye hakkım varmış. Bu sefer idealist hümanist olmayacağım, çünkü inatla onu öldürmeye çalışıyorsunuz. Sizin alayınıza…


Aşk tanrıçaları

Aşk için savaştığım meydanlarda kalbimi en büyük silahım -kılıcım- olarak kullandım hep, hayallerimi de kalkan… İstedim ki hep kalbimi son zerresine kadar paylaşayım ama hayallerimle ördüğüm kalkan sayesinde en büyük hayalkırıklıklarına hazırlıklı olayım. Plan öyle yürümedi. Kılıcım o kadar çok kırıldı, kalkanımı da yere attım gittim. Ve şimdi bu yaşımda, bu gücümde ve katettiğim bu kişisel gelişim yolculuğumun bu noktasında hayattaki en büyük korkum, ve tek gerçek korkum maalesef kalbimin kırılması olmuş. O cesur kız, kalbini hep öne atan kız gitmiş, korkak kalbini sakınmaya çalışan bir kız gelmiş.